SPOR
Giriş Tarihi : 16-09-2021 15:54   Güncelleme : 16-09-2021 20:33

MAHMUT KAVAKÇI YALNIZ DEĞİLDİR

Hendek'in yetiştirmiş olduğu en büyük değerlerden biri olan, Hendek'in tarihteki ilk Başpehlivanı ünvanına sahip olan, kündeci lakaplı Başpehlivan Mahmut Kavakçı günlerdir beklenen açıklamayı dün akşam basın mensuplarının huzurunda yaptı.

MAHMUT KAVAKÇI YALNIZ DEĞİLDİR

Hendek ilçemizin tarihteki ilk Başpehlivanı olan kündeci lakaplı Başpehlivan Mahmut Kavakçı, günlerdir kamuoyunun beklediği açıklamayı dün basın mensuplarının eşliğinde Hendek'te yaptı.

Jübile Güreşinde neler yaşandı hepsini açıklayacağım

Başpehlivan Mahmut Kavakçı, hiçbir şey gizli kalmayacak, kamuoyu sizler aracılığı ile her şeyi öğrenecek diyerek sözlerine başladı. Edirne Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ne az bir zaman vardı. Bende Ankara'dan doğup büyüdüğüm yer olan Hendek'e gelip, Edirne öncesi çıraklarıma bir kaç oyun göstermek anlamında Selman Dede Er Meydanında antrenman yapmak istedim. Bunun duyurulmasını da bu işin Sakarya'daki ismi Cemil kardeşimden istedim. O da sağolsun duyurdu. Sonrasında sanki biz belediyeye karşı bir iş yapıyormuşuz gibi algılanmasın diye belediye başkanının da ricasıyla bu paylaşımı Cemil kardeşimden kaldırmasını istedim. Çünkü amacımız antrenman yapmaktı, niyetimiz temizdi. Derken güreş niteliğinde antrenman oldu. Bölgemizden birçok pehlivan geldi. Sağolsun başkan da ilk başta antrenmana olumlu bakmasa da antrenman bitince bu durumdan o da hoşnut oldu.

Selman Dede Güreşleri yapılacak mı, yapılmayacak mı? Eğerki Selman Dede Güreşleri yapılmayacaksa hiç değise Jübile Güreşi yapalım

Kavakçı, Selman Dede Yağlı Güreşleri maalesef Pandemiden dolayı geçen yıl yapılamamıştı. Bu sene de yapılacakmı diye kardeşim Ahmet Kavakçı belediye başkanı ile yaptığı görüşmeler neticesinde bana güreşlerin yapılamayacağını söyledi. Bende mademki güreşler yapılmıyor hiç değilse konuşalımda bana son senem hasebiyle Jübile Güreşleri yapılsın dedim. İlk etapta yine yapılan görüşmelerde başkan Babaoğlu jübile güreşini de yapmak istemedi. Bende kendisine yapacak durum yoksa ben kendi çevrem, eş dostla yaparım o zaman demem üzerine, başkan olurmu öyle şey sen bizim buranın gururusun biz yaparız dedi ve sıkıntılı süreç başladı.

Federasyondan tarih alındı bütçe çıkartıldı başkan yardımcısı Hüdaverdi Bahadır'ın yoğun gayretleriyle güreşleri yapacağız dendi.

Kardeşim Ahmet Kavakçı'nın ve sonrasında benim yaptığım görüşmeler neticesinde 100 bin TL'lik bütçe sözüyle güreşlerin olacağı kesinleşti. Kesinleşti kesinleşmesinede güreşlere kalmış bir gün yarın güreşler olacak, fakat daha hazırlık başlamadı. Ben o arada hem gelecek protokol için afişler, pankartlar ve plaketlerle uğraşıyorum. Bir taraftan da eksik gedik ne var onları takip ediyorum. Cuma günü akşam olmaya az bir zaman kalmış daha sahada hazırlık yok. Yeni yeni belediye çalışanları er meydanına geliyor. Unutmadan bütün emeği geçen belediye çalışanları arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ayrıca daha paranın p'sinden haber yok o ana kadar.

Ve o gün geldi Jübile Güreşi günü. Sabahın ilk saatlerinde er meydanına geldim birde ne göreyim gelecek olan protokol konuklarımız için hazırlanan protokol tribünü plastik sandalyelerde dolu

Evet değerli basın mensubu arkadaşlarım. Güreşlerin olacağı er meydanına geldim ki ne göreyim her taraf plastik sandalyelerle dolu. Yahu arkadaşlar böyle şey olurmu buraya gelecek olan misafirlerimiz, vekillerimiz plastik sandalyelerde mi oturacak. Hendek'imizi neden bu şekilde tanıtalım. İyi olan etiketimizi neden bozalım. Tabii bende o manzarayı öyle görünce haliyle nevrim döndü. Sandalyeleri kaldırıp attım. Belki bu tavrım biraz sertti ama siz kendinizi benim yerime koyun. Bu sahalara 35 yılını vermiş, ilçesinin adını tüm Türkiye'nin her yerinde duyurmuş olsanız siz ne yapardınız? Ben bunları haketmedim.

Değerli arkadaşlar, fazla uzatmayayım geleyim işin özüne. Ben bu açıklamaları para için yapmıyorum, para nedirki ben bu açıklamaları gururum kırıldığı için yapıyorum

Şimdi ben günlerdir açıklama yapacağım diye basına demeç verdim ya; benim için para alamadığı için bu toplantıyı yapıyor diyecekler, varsın desinler. Allah biliyor içimi, kim ne düşünürse düşünsün. Güreşler bitmiş aradan 3 hafta geçmiş, bizde güreşe gelen pehlivan kardeşlerime çam sakızı çoban armağanı hiç olmazsa yol masraflarını karşılamak için para verelim dedik bizlere söz verilen bütçenin yarısı verilmemesine rağmen durumu idare etmeye çalıştık fakat dediğim gibi 3 hafta geçmiş güreşlerin üzerinden bize geri dönüş yapan yok, telefonlarımıza bakan yok. Bu böyle mi olmalıydı? Başkan dilediği zaman beni aramayı biliyordu. Yine arayıp Mahmut evet bir söz verdik evet haklısın ama olmuyor işin içinden çıkamıyoruz kusura bakma deseydi olay buralara kadar gelmezdi. Kendisi bizi kaale almadı, olayda buralara kadar geldi.

Başpehlivan Mahmut Kavakçı, düzenlemiş olduğu basın toplantısında basın mensuplarına yaşadığı durumu bu şekilde anlattı. Basın mensuplarının sormuş olduğu sorulara da içtenlikle cevap veren Kavakçı, katılım gösteren herkese ilgi ve alakalarından ötürü de teşekkür etti.

Basın Toplantı bitti yankıları bitmedi, bitmez de!

Dünkü toplantı sonrası bugün ilimizde ve ilçemizde faaliyet gösteren haber sitelerinin bütün manşetlerinde bu toplantı haberi vardı. Kimi haber siteleri olanı yazdı, kimileri de oraya davet edilipte gelmediği halde oradaymış gibi yazdılar. Hatta bazıları da hadlerini aşarak toplantıyı düzenleyen Mahmut Kavakçı'yı ve bizleri birilerinden emir almakla, bu işin arkasında kim var gibi mesnetsizce ithamlarda bulunarak, bizleri haklı durumdayken haksız duruma sokmak için çaba sarfetmekten kaçınmadılar.

Toplantı öncesinde konuşulanların asla doğru olduğunu savunmuyoruz fakat nasılki onların konuşulması doğru değilse, dost sohbeti havasında geçen toplantı öncesindeki konuları manşetlere taşımak da ne kadar doğru?

Yine bugün bazı haber sitelerinde toplantı konusu değilde, toplantı öncesinde konuşulan konular gündeme geldi.

Evet, toplantı öncesi kameralar açılmadan önce konuyla alakalı olarak Başpehlivan Mahmut Kavakçı ve toplantıya katılan basın mensupları arasında sohbet babında geçen muhabbette olayın üzüntüsü ve gerginliğiyle belki hoş olmayan sözler ağızdan fevri bir şekilde çıkmış olabilir. Bizler asla ve asla bunu savunmuyoruz, savunmayızda. Fakat bu sözleri söylemek, sarfetmek yanlışsa yakışmamışsa, bazılarının orada bulunup toplantının başlamamasına rağmen telefonlarının ses kayıt tuşuna basarak kayıt yapmaları ne kadar etik, ne kadar doğru? Hepimiz birilerine kızdığımızda birilerinin arkasından konuşuruz. Ben konuşmuyorum diyen yalan söyler. Heleki bunu kamuoyuna sunmak, toplantının başlamamış olmasına rağmen toplatıda söylenmiş gibi bunları servis etmek ahlak dışı bir davranıştır. Kararı Hendek halkının sağduyusuna bırakıyoruz.