GÜNCEL
Giriş Tarihi : 22-11-2021 10:18   Güncelleme : 22-11-2021 10:18

Mustafa Yıldız: Hayvancılığın Geleceği Meralardır

Sakarya Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Başkanı Mustafa Yıldız, "Hayvancılığın Geleceği Meralardır" konulu bir yazı ile bilgilendirmede bulundu.

Mustafa Yıldız: Hayvancılığın Geleceği Meralardır

Ülkemizde hayvancılığın geliştirilmesi isteniyorsa, meraların sayısı vede yüzölçümleri istikrarlı bir şekilde artırılmalıdır. Çayır-meralar ülkemizde 14,6 milyon hektar ile toplam kara alanımızın %18,8’ini  kaplamakta ve bu alanların tümü hayvan otlatılarak değerlendirilmektedir.

Türkiye’de temel arazi varlıkları içerisinde en büyük değişim çayır-mera alanlarında yaşanmış ve bu değişim sürekli bu alanların aleyhine cereyan etmiştir. Son 70 yıl içerisinde doğal çayır ve mera alanlarında %61,5 oranında azalma olmuştur.

Ülkemizde hayvancılığın gelişmesi için, mevcut meraları korurken, yeni müsait mera alanlarını köylünün kullanımına açılmalıdır. Her yıl meraların son durumu ile ilgili ilgili bakanlıklar nezdinde toplantılar  düzenlenip gerekli kontroller yapılmalıdır. Meralar rant amacıyla kullanılmamalıdır.

Bu kadar önemli olmalarına rağmen köylülerin, Türkiye’de meraların orta malı olmaları, onların gerekli bakımın ve ıslahın yapılmadan kullanılmalarına sebep olmaktadır.

Meralar ülke hayvancılığı için son derece önemlidir. İklim değişikliğini konuştuğumuz bu günlerde hayvancılık sektörü için meralar olmazsa olmaz bir faktördür. Hayvancılık için hayati öneme sahip olan meraların yerleşim alanı ve sanayiye tahsis edilmesinin vahim bir hatadır. Hayvancılıkta maliyeti düşük ve sağlıklı hayvan yetiştirmenin en önemli ayağı meralardır.

Dünya ile hayvancılıkta rekabet edebilmek için meralar önemli bir yere sahiptirler. Bir ülkenin mera arazileri ne kadar genişse, et ve süt üretiminin o denli ucuz vede hayvancılık için verimli olacaktır.

“Meralar azaldıkça et ve süt o kadar pahalanacak”

Ancak Türkiye’de son zamanlarda mera arazilerinin yerleşim alanı ve sanayiye açılmaktadır. Ülkemizdeki hayvansal gıdadaki fiyat artışlarını dizginlemenin bir yolu da meraların hacimsel artışına  bağlıdır. Yani meralar azaldıkça, et ve süt fiyatı da artacak. Çünkü meralar hayvancılıkta en önemli girdi olan yem maliyetini düşürecek. Meralar azaldıkça da yem maliyetleri daha da artarak bu da et ve süt  fiyatlarının artmasına neden olacak. İthalatla da bir yere varılmaz.

“Taşıma su ile değirmen dönmez”

Et ve süt tüketemeyen sağlıksız bir nesil yetişiyor. Beslenmede etin ve sütün önemi zaten bilimsel olarak ortaya konulmuş durumdadır. Hem üreticinin kazandığı, hem de tüketicinin ulaşılabilir bir fiyatla et ve süt ürünleri alabildiği yeni bir düzenleme hayati önem taşıyor.