KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 07-01-2022 14:38   Güncelleme : 07-01-2022 14:38

Niyazi-i Mısri hak ve hakikatten ayrılmamıştır

Ocak kültür sanat etkinlikleri ‘Derman Arardım Derdime’ konulu söyleşi ve dinleti ile devam etti. Sakarya Tarihi Türk Müziği Topluluğu eşliğinde okunan Niyazi-i Mısri eserleri dinleyicilere özel bir akşam yaşatırken, Doç. Dr. Sezai Küçük, Mısri’ye ilişkin, “İnandığı, bildiği, yetiştiği yoldan zerre miktar vazgeçmemiştir. Hak ve hakikatten ayrılmamıştır” dedi. Programı yerinde izleyen Başkan Ekrem Yüce, konuk ve katılımcılara teşekkür etti.

Niyazi-i Mısri hak ve hakikatten ayrılmamıştır

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Ocak Kültür Sanat Etkinlikleri AKM’de gerçekleştirilen dinleti ve söyleşi programıyla devam etti. Çok sayıda sanatseverin eşlik ettiği gecede Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Genel Sekreter Mustafa Ak, SAÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Bostancı, Başkan Danışmanı Mustafa Ak, Kent Konseyi Başkanı Sinan Çileli, öğrenciler ve davetliler yer aldı. Sakarya Tarihi Türk Müziği Topluluğu orkestrasının kulakların pasını sildiği gecede Solist Kemalcan Ergün’ün okuduğu birbirinden güzel ilahiler huşu içerisinde dinlendi. Niyazi-i Mısri’nin eserlerinin seslendirildiği gecede Doç. Dr. Sezai Küçük, Mısri’ye dair kıymetli bilgiler sundu.

Manevi havaya kapı araladı

Başkan Ekrem Yüce, etkinliğe katılan tüm kültür sanat dostlarını selamlayarak, katılımcılara günün anısına çiçek takdim etti. Yüce, “Bedeni ameliyat yapmak için uyuturlar. Ruhu ameliyat yapmak için ise ayıltmak gerekir. Manevi bir hava solumamıza kapı aralayan kıymetli sanatçılarımıza ve hocamıza teşekkür ediyor, her birinize istifade edeceğiniz güzel geceler diliyorum.” diye konuştu.

Sözlerinin arkasında irfan ve manevi işaret vardır

Etkinlik dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek sözlerine başlayan Doç. Dr. Sezai Küçük, “Niyazi-i Mısri 1618 yılında Malatya’da dünyaya gelmiştir. Malatya’dan ilim meclislerine doğru yola çıkar. Diyarbakır, Mardin derken yolu Mısır’a düşer. Ariflerin her birinin hayatına dikkatle baktığımızda hayatlarının en önemli safhaları ilim tahsili ile geçmiştir. Hangi âlimin hayat hikâyesine bakarsanız bakın her şeyden önce zahiri ilimlerde yolculuklarını tamamladıklarını görürsünüz. Her şeyden önce sözlerin arka planında Kur’an’ın, sünnetin süzgecinden geçen bir irfan, manevi bir işaret vardır.” dedi.

Hak ve hakikatten ayrılmamıştır

Niyazi-i Mısri’nin yetiştiği ve inandığı yoldan vazgeçmediğini ve bunun için de bedeller ödediğini söyleyen Doç. Dr. Küçük, “Mısri hak ve hakikatten ayrılmamıştır. Hz. Mısri’nin eserlerinde öyle bir aşk, öyle bir muhabbet görürsünüz ki peşinden gitmek istersiniz. Mısri’nin hayatının en önemli faslı Bursa’da geçer. Zor zamanları da burada yaşamıştır. Bazı anlatımlarından dolayı Rodos’a sürülmüştür. Ancak inandığı, bildiği, yetiştiği yoldan başını alacaklarını bilse bile zerre miktar vazgeçmemiştir. 1693 yılında da bakıp cemali yâre diye söylediği gibi yârine vuslat olmuştur.” diye konuştu.