Gübreye yüzde 60, tarım ilaçlarına yüzde 30 zam gelirken açıklanan fındık fiyatı, üreticinin artan maliyetlerini ve bir yıllık emeğini karşılamadı.
2026 yılı fındık alım fiyatının açıklanmasının ardından, üreticilerimizin yaşadığı ekonomik tabloyu kamuoyuyla paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz.
BİR YILLIK EMEK, BİRKAÇ AYLIK GEÇİME YETMİYOR
Fındık üretimi yalnızca hasat döneminden ibaret değildir. Üretici; yıl boyunca budama, bahçe bakımı, gübreleme, ilaçlama, ot temizliği, hasat, harman ve nakliye gibi birçok kalemde emek vermekte ve ciddi maliyetler üstlenmektedir.
Buna rağmen 2026 yılında tarım ilaçlarına ortalama yüzde 30, gübre fiyatlarına ise ortalama yüzde 60 oranında zam yapılırken, fındık fiyatındaki artış üreticinin yükselen maliyetlerini karşılayacak seviyeye ulaşmamıştır.
Artan enflasyon, yükselen işçilik giderleri ve düşen alım gücü dikkate alındığında, açıklanan fiyatın üreticinin emeğinin karşılığını tam olarak yansıttığını söylemek güçtür.
AÇIKLANAN FİYAT, HER ÜRETİCİNİN SATIŞ FİYATI DEĞİLDİR
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıklanan fiyattan belirli miktarlarda alım yapacak olması üreticimiz açısından önemli bir uygulamadır.
Ancak bilinmelidir ki her üretici, ürününün tamamını bu kapsamda değerlendirememektedir. Üreticinin önemli bir bölümü ürününü serbest piyasada satmak zorunda kalmaktadır.
Bu nedenle açıklanan fiyatın, sahadaki bütün üreticilerin ürünlerini satabileceği kesin fiyat olarak değerlendirilmesi doğru değildir.
HENDEK’TE ÜRETİCİ AİLELERİ EKONOMİK DARBOĞAZDA
Hendek ilçemizde birçok üretici ailesinin yıllık ortalama üretimi yaklaşık 3 ton seviyesindedir.
Bu üretimden elde edilen gelir, artan girdi maliyetleri düşüldüğünde ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi yetersiz kalmaktadır.
Bugün birçok üretici, bir yıl boyunca verdiği emeğin karşılığını alamadığı gibi geleceğe güvenle bakmakta da zorlanmaktadır.
EKONOMİNİN BÜTÜN YÜKÜ ÜRETİCİNİN OMZUNA BIRAKILMAMALIDIR
Bir ülkenin bütün ekonomik yükü üreticisinin omzuna bırakılmamalıdır.
Alın teriyle üreten çiftçi geçinemiyor, emeğinin karşılığını alamıyorsa tarımsal üretimin sürdürülebilirliği de risk altına girer.
GENÇLER TARIMDAN UZAKLAŞIYOR, ÜRETİMİN GELECEĞİ TEHLİKEYE GİRİYOR
Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı bir ortamda gençlerin köyüne dönmesini, tarımla uğraşmasını ve üretime yönelmesini beklemek gerçekçi değildir.
Genç nüfusun tarımdan uzaklaşması, yalnızca bugünün üreticisini değil, ülkemizin gelecekteki tarımsal üretimini ve gıda güvenliğini de tehdit etmektedir.
İKİ YILLIK EMEK, BİR DÜĞÜN MASRAFINI BİLE KARŞILAMIYOR
Çiftçi iki yıl boyunca emek verse dahi evladına bir düğün yapacak ekonomik güce ulaşmakta zorlanmaktadır.
Bu durum, üreticinin içinde bulunduğu ekonomik sıkışmışlığı açıkça ortaya koymaktadır.
ÇİFTÇİ KALKINMADAN ÜLKE KALKINMAZ
Unutulmamalıdır ki üreticinin kazandığı, emeğinin karşılığını aldığı ve üretmeye devam ettiği bir tarım politikası; hem gıda güvenliğimiz hem de ülkemizin geleceği açısından hayati önem taşımaktadır.
Fındık üreticisinin emeği korunmalı, artan üretim maliyetleri dikkate alınmalı ve çiftçinin geçinebileceği adil bir fiyat politikası uygulanmalıdır.




















