Sevgili dostlar; Aslında söze nasıl başlayacağımı inanın bilmiyorum. Demek ki radyoculuk mesleğine o kadar eğilmişim ki 2025 yılı Eylül ayından bu yana hiç köşe yazısı yazmamışım. Şu da var tâbi. Biraz da dilimin kemiği ve kalemimin ayarı olmadığı için kimseyi kırmamak adına yazmak istemedim diyelim...
Şimdi, nasıl ki tabela partileri var! Bir de tabela dernekleri var. Ben üyesi olduğum derneğin tabela derneği olmasını istemiyorum. Bu yüzden de, bu yazıda derneğin eksik kalan yönlerini ve biz emekçilerin kırgınlıklarını dile getirmek istiyorum.
Bir yıl 365 gün ve bu 365 gün'ün için de biz basın çalışanları adına bir çok önemli günler var. Yok efendim 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, yok 24 Temmuz Basın Bayramı, 3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü gibi. Fakat, belediyeler STK'lar gibi bir çok kuruluşlar tarafından büyük törenlerle kutlanılan bu özel günlerin biz radyo emekçileri neresinde kalıyor. Aslında sorulacak soru tam anlamıyla bu.
Hani az önce yukarıdaki paragrafta bahsettim ya radyodaki yoğunluğumdan dolayı köşe yazıları yazmaya pek vaktim olmuyor diye. İşte çok sevdiğim ve kıymet verdiğim RATED Dernek Başkanı Sayın Hüseyin Remzi Adıyaman ağabeyim de ister istemez çok sosyal ve çok yoğun olması nedeniyle biz radyocuların sorun ve dertleriyle ilgilenemiyor. Eskiden dernek işleyiş olarak sadece biz radyocuları kapsardı. Ki o zaman bile Sakarya da bir çok radyo olduğu için yönetim biz çalışanların sorunlarına yetişmekte güçlük çekiyorlardı. Şimdi bir de bu yelpazenin içine televizyon ve internet yayıncıları da eklenince biz tam anlamıyla olduk mağdur, olduk üvey evlat. Haliyle hem muzdaribim hem de kızıyorum ama iş böyle olunca da dernek maalesef bizlerin yanında olamıyor...
Aslında biz radyo emekçileri çok şey istemiyoruz. Tıpkı bir evladın annesinden beklediği gibi dernekten ilgi, hoşgörü şevkat bekliyoruz. Sakarya'da eskiden en az 13-14 radyo vardı şimdi 9-10 tane ancak var. Bu sayının içindeki her radyo bizler için çok kıymetli. Fakat, bu radyolar arasında 2 radyo var ki gerçekten büyük bir özveriyle çalışıyor. Dinlenme oranlarının düştüğü, teknolojinin arttığı şu evrede inanılmaz derecede emek veren, canlı yayınlar yapan, bünyesinde 5-6 eleman bulunduran 2 radyo. Sanki artık kim radyo dinliyor denilen dönemde, radyoların kapanmaya yüz tuttuğu ve çok kısıtlı bütçelerle ayakta durmaya çalıştığı günümüzde bu emekçileri hatırlamak, onore etmek, basın kuruluşlarında onlara yer vermek çok mu zor?
Kıymetli Başkanım Hüseyin Remzi Adıyaman'a buradan sesleniyorum! Radyoların dinlemiyor denildiği şu dönemde bahsetmekte olduğum ve senin bünyende olmaktan gurur duyan bu Sakarya'nın olmazsa olmazı radyolar nasıl dinleniyor? Küçük bir araştırma yap bakalım kıymetli başkanım.
Son olarak şunu söylemek istiyorum! Sevgili Hüseyin Remzi Adıyaman Başkanım; Zaten biz radyo ve radyocuları maalesef ilimizin siyasetçileri unutuyor ve seçim dönemleri haricinde de asla hatırlamıyor. O nedenle siyasetçilerin unuttuğu fakat seçim propagandası yaptığı dönemde ilk uğradığı radyoları varın bari siz unutmayın!
Kalın sağlıcakla...



















