Yalçın Kaynak Yazdı: "Koltuğu Kazandıran Parmaklar, Kapıda Kalan Siyasetçiler!"

"Koltuğu Kazandıran Parmaklar, Kapıda Kalan Siyasetçiler!"

GÜNCEL - 17-10-2026 17:23

Yalçın Kaynak Yazdı:

​Oturduğunuz makam odasının anahtarını unutursanız, beş yılın nasıl geçtiğini hiç anlayamazsınız. Bir gün o koltuktan kalkıp kapıdan çıkarsınız; lakin geriye döndüğünüzde o kapı yüzünüze kilit olur. Sonra da o kapıyı yeniden açabilmek için bir beş yılı daha anahtar aramakla geçirirsiniz. Siz siz olun; o kapı henüz açıkken anahtarını kaybetmeyin... Çünkü kilitli bir kapının önünde kalana kadar kimse o anahtarın değerini bilmez, kardeşim!

​Seçim zamanı bir taraftan ikili ilişkilerini kullanarak sözlü ikna kabiliyetini konuşturan, diğer yandan günümüzün en etkin mecrası olan sosyal medyada elinde telefonla sabahlayanlara bir bakın... İnandığı ve desteklediği adayı, adayın kendisinden bile daha net, daha ayrıntılı tanıtıp seçmenin hafızasına kazıyanlar onlar. Karşı tarafı sosyal medyada güçsüz düşüren, etkisiz bırakan, gece gündüz demeden klavye başında ter dökenler de yine onlar. Adeta o makamın kapı anahtarı olup size o kapının kilidini açan sosyal medya uzmanlarından bahsediyorum...

​Hah işte! Seçim biter, koltuk kapılır, kapılar açılır... Ve bu önemli aktörlerin varlığı bir anda unutulur gider. Beş yıl boyunca kimse dönüp yüzlerine bakmaz. Niye mi? Çünkü kapı zaten beş yıl boyunca açık kalacaktır!

​Ancak mesele sadece dijitalde ter döken o cefakâr ellerle bitmiyor. Bir de o seçimin asıl sahibi var: Seçmen! Seçim zamanı kapı kapı gezip ayağına gittiğiniz, sıkmadık el bırakmadığınız vatandaşın, seçimi kazandıktan sonra makamınızdan ayağını keserseniz; işte o zaman felaketin ilk tohumlarını ekmiş olursunuz. Sizi o koltuğa taşıyan insanlara yüksekten bakmaya başlar, makam kapılarını halka kapatırsanız unutmayın ki bir dahaki seçimde etrafınızda göreceğiniz tek bir çift ayak kalır; o da kendi ayaklarınız! Ve o ayaklar sizi bir daha o makama değil, ancak evinizin yoluna taşır.

​Ama vakti gelip de yeniden o kapıyı açmak istediğinizde, ne o cefakâr anahtarı yerinde bulabilirsiniz ne de arkasında duracak bir halk! İşte o zaman dank eder kafanıza!

​Demem o ki; kapıyı açan elin de, o kapıdan içeri girmesi gereken ayağın da kıymetini bilmezseniz, gün gelir beş yıl çabucak geçer. Bir bakmışsınız koltuktan kalkıp kapıdan çıkmışsınız; bir süre sonra vakit dolmuş, kilit değişmiş ve o kilitli kapının önünde kalakalmışsınız. Unutmayın! O koltuğa giden yol için ekranın ucundaki o parmaklar da, sokağın tozunu yutan o adımlar da size her zaman lazımdır. Sizin unutup sahip çıkmadığınız her değere, gün gelir birileri sahip çıkar... İşte o zaman, o kapı size kapı değil, duvar olur!

​Saygılarımla...

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Tever: “Selin Yaralarını Sarmak İçin Tüm Kurumlarımızla Sahadayız”

Tever: “Selin Yaralarını Sarmak İçin Tüm Kurumlarımızla Sahadayız”

17-10-2026 - GÜNCEL

“Dere yataklarındaki yapılaşmanın faturasını milletçe ödüyoruz”

“Dere yataklarındaki yapılaşmanın faturasını milletçe ödüyoruz”

17-10-2026 - GÜNCEL