Elinde belge, bilgi var; herkesi ters köşe yapabilecek güçteyken hâlâ susuyorsun. Sana çamur atanlar, yemi kesilince, menfaati bitince gidik gidik ötenler, sesini yükseltince haklı sananlar... Hepsine cevabın var ama sen susuyorsun.
Çünkü biliyorsun ki: “Gereksizi dikkate almak, çamuru eline bulaştırmaktır.”
Her neyse… Onlardaki gaz sancısı belli. İşleri bozuldu, düzenleri altüst oldu, gemileri su aldı, feryatları da ondan. Evdeki hesap çarşıya uymadı.
Sen onları boşver, Asıl sen çalıştığın, çalıştırdığın personele bak.
Bir kardeş tavsiyesi: Personelini sadece çalıştırma, hoş da tut. İlk günden beri yanında olanları unutma. Çalışanı, çalışmayanla bir tutma. Elbette kimsenin ekmeğiyle oynama… Lâkin kimine yaz, kimine kış olmasına da fırsat verme.
Makam gelir geçer… Ama adaletin hesabı baki kalır.
Bir personelin daha gitti. Hem de helâlleşemeden… Senden önce iki başkan daha görmüştü bu kardeşimiz Sizler belki ona hakkınızı helâl edersiniz ama o artık edemez. Zaten eder miydi, onu da yalnız Allah bilir.
Sözüm sadece Püsküllü’ye değil... Konuya onunla başladık diye böyle devam ettik. Aslında sözüm: Küçüğünden büyüğüne tüm yöneticilere. İster üstünüze alın, ister almayın... Gerçek değişmez.
SAYGILARIMLA / YALÇIN KAYNAK
Admin



















