Hendek Güncel
HV
16 ŞUBAT Pazartesi 08:52
Advert Advert

KIRKPINAR KİMSENİN MÜLKÜ DEĞİLDİR: NE PEHLİVANA KOTA KOYULUR NE SEYİRCİYE KAPI KAPATILIR!

"KIRKPINAR KİMSENİN MÜLKÜ DEĞİLDİR: NE PEHLİVANA KOTA KOYULUR NE SEYİRCİYE KAPI KAPATILIR!"

SPOR
Giriş Tarihi : 05-02-2026 19:07   Güncelleme : 05-02-2026 19:32
KIRKPINAR KİMSENİN MÜLKÜ DEĞİLDİR: NE PEHLİVANA KOTA KOYULUR NE SEYİRCİYE KAPI KAPATILIR!

Biri Çıkıyor; Pehlivan Sayısına Kota Koyup "Zembilini Alan Gelmesin" Diyor!

​Buradan Güç Alan Bir Diğeri; Kırk Yıllık Emektar Seyirciye "Artık Sen Gelme" Diyebiliyor!

Tarihi Edirne Kırkpınar Yağlı Güreşleri, ne bir ticari ihale malzemesi ne de şahsi bir işletme mantığıyla yönetilecek bir etkinliktir.

Son günlerde üzülerek şahit oluyoruz ki; bir yanda er meydanının asıl sahibi olan pehlivana "kota" koyup yiğidin önünü kesenler, diğer yanda bu güçten pay alıp sadık seyirciyi dışlayanlar türemiş.

Bu "ben yaptım oldu" mantığı, sadece geleneği zedelemekle kalmıyor; Türk milletinin bin yıllık kültürel genetiğine ve demokratik er meydanı hukukuna meydan okuyor.

BİR VEFA DERSİ: "BENİ KIRKPINAR'A GÖTÜRMEZSENİZ HAKKIMI HELAL ETMEM!"

​Şimdi "seyirci gelmesin" diyenlere bir hakikat hikayesi anlatalım: Üç yıl önce bir otelde karşılaştığımız, altmış yıldır Kırkpınar'ı aksatmayan bir amcamız vardı.

KOAH hastasıydı, nefes almakta güçlük çekiyordu ama evlatlarına vasiyet etmişti: "Beni Kırkpınar'a götürmezseniz size hakkımı helal etmem!"

​Parasını ödediği odası üst katta diye, asansör de olmayınca o hasta haliyle lobideki koltukta uyudu; nefes cihazına bağlı halde sabahladı. Sırf Er Meydanı'na gidebilmek için bu çileyi çekti ve dedi ki: "Ben Kırkpınar'a geldiğimde canıma can geliyor!"

HADİ GELİN, BU SEVDAYA "GELME" DEYİN!

Dünyanın hangi spor dalında böylesine bir aşk, böylesine bir sadakat vardır? Bu amcanın nefesiyle ayakta duran Kırkpınar'ı, üç-beş yıllık koltuk sahipleri mi mülkü sanıyor?

Hadi gidin, o hava cihazına bağlı yaşayan amcaya "sen artık gelme" deyin de görelim! Kırkpınar'ın ruhu, o lobideki koltukta sabahlayan amcanın duasıdır; sizin ihaleleriniz veya kotalarınız değil.

​PEHLİVANIN ONURU VE ZEMBİLİ KOTAYA SIĞMAZ!

​Eline zembilini alan her yiğit için Kırkpınar, er meydanının zirvesidir. Pehlivana "sen gel, sen gelme" diyerek kota koymak; Türk güreşinin fıtratındaki "herkese açık meydan" ilkesini yok saymaktır.

​Pehlivanın sayısını sınırlamak, Anadolu’nun bağrından kopup gelen yağız delikanlıların hayallerine kilit vurmaktır. Unutulmamalıdır ki; Kırkpınar bir seçkinler kulübü değil, milletin sinesidir.

​AĞALIK HİZMET MAKAMI MI, MÜLK SAHİPLİĞİ Mİ?

Sayın Ufuk Özünlü ve ilgili merciler bilmelidir ki; Kırkpınar Ağalığı bir gayrimenkul ihalesi değildir. Er Meydanı, ne belediyenin ne federasyonun ne de ağanın tapulu malıdır.

Ağalık makamı, geleneğin ruhuna "mülk sahibi" kibriyle değil, Türk töresinin alicenaplığıyla yaklaşmayı gerektirir. "İstediğimi alırım, istediğimi kovurum" yaklaşımı, bin yıllık er meydanı hukukuna tamamen aykırıdır.

DEVLETİN KURUMLARI BU GÜÇ ZEHİRLENMESİNE "DUR" DEMELİDİR!

​Yenileme ve geliştirme adı altında Kırkpınar’ı tarihinden ve emektar seyircisinden koparmaya kimsenin yetkisi yoktur.

​Akademik ve tarihsel perspektifle bakıldığında; bir geleneğin ruhu çıkarılırsa geriye sadece ruhsuz bir gösteri kalır. Devletin yetkili organları bu keyfi uygulamalara müdahale etmelidir.

​Not: Kırkpınar bir kültür mirasıdır, eleştirilerimiz geleneğin bekası içindir.

Saygılarımla...

Yalçın Kaynak

Sadece Güreş Sayfası Yazarı & Sadece Güreş Programı Yorumcusu

AdminAdmin

YORUMLAR