Hendek Güncel
HV
15 OCAK Perşembe 16:41
Advert Advert Advert Advert

Yalçın Kaynak Yazdı: "Rakamlarla Değil, Küskün İnsanlarla Kaybedilen Seçimler!"

"Rakamlarla Değil, Küskün İnsanlarla Kaybedilen Seçimler!"

GÜNCEL
Giriş Tarihi : 04-01-2026 07:39
Yalçın Kaynak Yazdı:

Yalçın Kaynak Yazdı: "Rakamlarla Değil, Küskün İnsanlarla Kaybedilen Seçimler!"

"Rakamlarla Değil, Küskün İnsanlarla Kaybedilen Seçimler!"

Seçimleri rakamlar değil, insanlar belirler. Bunu hâlâ anlayamayanlar, her yenilgiyi istatistik makyajıyla örtmeye çalışıyor. Oysa sandık sonuçları değil, sandığa gitmeyenler konuşuyor. Görmesini bilene bu tablo fazlasıyla nettir.

AK Parti’nin 2026 yılı itibarıyla açıkladığı Türkiye geneli üye sayısı 11 milyon 543 bin 301. Kâğıt üzerinde güçlü, afişte parlak, sunumda etkileyici bir rakam. Ancak aynı AK Parti, 2019’da kazandığı 776 belediyeden 2024’te yalnızca 507’sini elinde tutabilmiş durumda. Aradaki fark: 269 kaybedilen belediye. Üye sayısı artarken belediye sayısı düşüyorsa, burada ciddi bir sorun vardır. Bu tablo “başarı” diye anlatılamaz.

Bu gerçeği görmezden gelenler bilsin: 2024 yerel seçimlerini ne muhalefetin sandığa taşıdığı kitle kazandı ne de iktidarın kemik oyu kaybetmesi belirledi. Bu seçimleri sandığa gitmeyen, Reis’e küsen, tepkisini sessizlikle gösteren yaklaşık 13,2 milyon seçmen belirledi. Bu rakam, bugün hâlâ görmezden gelinmeye çalışılıyor.

Hendek bu tablonun en net örneklerinden biridir. Bir dönem ilçe belediyeleri arasında üye sayısında rekorlar kıran Hendek, 2019’da da 2024’te de ne Cumhur İttifakı’nı ne de Millet İttifakı’nı tercih etti. İki dönemdir farklı adaylarla BBP belediyeyi kazandı. Bu, basit bir yerel tercih değildir; bu, merkeze verilmiş açık bir mesajdır. Hendek, “beni sayılarla değil, gerçeklerle yönetin” demiştir.

“Üye sayısı”, “rüzgâr”, “lider etkisi” masalları bir dönemin hikâyesiydi. O dönem, lider ile halk arasına örülen perdeler yüzünden büyük ölçüde bitti. O perdeler, Reis’in önüne öyle bir set çekti ki; gerçekler artık yalnızca kalabalık mitinglerde, süslü sunumlarda, rakamlarla oynanırken gizlenebiliyor. Sokakta, pazarda, evde ise tablo çok başka.

Ekonomiye uzun uzun girmeye gerek yok. Asgari ücret, emekli maaşı, alım gücü, işçiyle memur arasındaki uçurum… Bunları bu ülkede Reis hariç görmeyen, bilmeyen yok. Hendek’te de yok. İnsanlar yaşıyor, hissediyor ve notunu alıyor.

Buradan açıkça söylüyorum: Önümüzdeki yerel ve genel seçimlerin kaderini sandığa gitmeyen seçmen belirleyecek. Bugün konuşmayanlar, yarın sonucu konuşacak. Bunu bir kenara yazın. Bu yazıyı okuyup hemen etiket yapıştırmaya kalkacak olanlara da bir çift sözüm var. “Şucu”, “bucu” demek kolaydır. Hele hele birini hoyratça yaftalamak… Ama kim yüksek sesle başkasını itham ediyorsa, önce dönüp kendi geçmişine baksın. Bu memlekette suçlama bol, cesaret azdır.

Ben sade bir Hendekliyim. Aklı başında, ne dediğini bilen bir vatandaşım. Neyci olup olmadığımı beni tanıyanlar zaten bilir. Vatan sevgimi kimseye ispat edecek hâlim de niyetim de yok. Hakkımda ne düşünülüyorsa düşünülsün; zerre umurumda değil. Yanlışa yanlış, eksiğe eksik, hatalıya hatalı, haksıza haksız diyemeyen; hangi rozetle gezerse gezsin, bu memlekete söyleyecek sözü kalmamıştır.

Bu yazı kimseye düşmanlık için değil; Hendek’ten yükselen bir itirazdır. Görmezden gelinen gerçeğin, susturulmaya çalışılan vicdanın notudur.

Saygılarımla...

Cemil TekinCemil Tekin

YORUMLAR