Gündem; asgari ücret, emekli maaşları, geçim derdi ve sofrasına koyacak ekmeği küçülen milyonlar olmalıyken, biz, ülke olarak bambaşka vitrinlere bakmaya zorlanıyoruz.
Bir yanda magazinle süslenen tartışmalar, bir sanatçının vefatı üzerinden bitmek bilmeyen varsayımlar; öbür yanda sanat ve medya dünyasında dolaşıma sokulan yasaklı maddeler, ahlaki sınırları zorlayan “partiler”; öte yanda futbolda bitmeyen şike, bahis ve şaibe başlıkları…
Toplum, gerçek sorunlardan koparılarak absürt gündemlerle oyalanıyor. İktidar başka, muhalefet başka bir aynaya bakıyor; vatandaşın sofrası küçülürken, siyaset kendi koltuk kavgasında boğuluyor.
Bu bir isim meselesi değil, bu bir kişi ya da kurum hedefi hiç değil. Bu; algıyla yönetilen gündemin, ekonomi konuşulmasın diye köpürtülen yapay tartışmaların fotoğrafıdır. Gürültü çok, hakikat sessiz.
Ve biz, bu sessizliğin bedelini her gün cebimizden ödüyoruz.
Saygılarımla...
