Hendek Güncel
HV
06 ARALIK Salı 06:00
Advert Advert Advert

TGF'de neler oluyor? Kimsenin ağzını bıçak açmıyor!

Cemil Tekin
Cemil Tekin
Giriş Tarihi : 28-09-2022 14:25

Evet, başlıktan da anlaşılacağı üzere TGF'de neler oluyor, diye soruyoruz. Gerçekten TGF'de neler oluyor, sıkıntı ne, karşılıklı olarak her iki taraftan açıklamalar geliyor. İçeride bizlerin bilmediği sıkıntı mı var. Şayet sıkıntı varsa bu durumu kimse görmüyor mu? Kimse bu gerginliği sonlandırmak için elini taşın altına koymuyor mu?

Aslında yazacak olduğum bu yazı gazeteciler için, özellikle de güreş camiasına hizmet eden bizim gibi insanlar için zor bir yazı. Herkes böyle bir yazıyı yazmaz, yazamaz. Kaleme almak da istemez. Bizim için farketmiyor tabi, biz yazarız da çizeriz de. Kimse için yazı yazmadığımız gibi, kimsenin de adamı olmadığımızdan dolayı biz rahatça yazabiliyoruz.

Bilmiyorum nedendir ama camiada bir türlü işler yolunda gitmiyor gibi görünüyor. Eski TGF Başkanı Sayın Musa Aydın'ın döneminin biteli ve Yeni Başkan Sayın Şeref Eroğlu'nun döneminin başladığı 10 ay gibi bir zaman oldu. Geride kalan 10 ay süre zarfında neler yaşandı ki; ortam bu kadar gerildi.

Elbette ki; bu süre zarfında alınan başarıları kimse küçümseyemez. Kimsenin bu başarıları küçümseyemeyeceği gibi, bunu sadece yeni federasyona bağlamakta doğru değildir. Bu geçmişimize, başarılarla dolu şanlı tarihimize ihanet olur. Unutmayalım ki; "Bir bebek, emeklemeyi öğrenmeden asla yürüyemez."

Sırbistan'ın Belgrad kentinde düzenlenen Dünya Şampiyonasına sporcularımız damgasını vurdu. Yine sporcularımız her zaman olduğu gibi, bayrağımızı göndere çektirerek göğsümüzü kabarttılar. Hepsini Türk milleti adına yürekten kutluyorum. Yazımın başında da belirttiğim gibi TGF'de neler oluyor ki; böyle bir şampiyona sonrası devletin kanalı TRT'ye röportaj veren milli gururumuz Taha Akgül, duygularını dile getirir getirmez üzerlerindeki baskıdan bahsederek, hocasının orada bulunmasından rahatsız olanların olduğunu ve milli takımdaki görevinden alındığına dem vurarak sıkıntılarını dile getiriyor. Şampiyonumuz Taha Akgül'ün bu açıklamaları herkesin kafasında soru işaretleri bıraktı. Madalyonun arka tarafında neler yaşanıyordu. Neden Şampiyon Taha Akgül böyle bir açıklama yaptı.

Şimdi kendimce şunları ifade etmek istiyorum. Elbette ki; Türk milli takımı belirli isimlere endeksli olmamalıdır. TGF Başkanı Sayın Şeref Eroğlu'nun göreve geldiği ilk gün yaptığı konuşmasında belirttiği gibi, "Birkaç sporcumuzun başarısı ile kalmamalıyız. Güçlü bir ekip kurup, tek yumruk olmalıyız. Her bir sporcumuzun da muhakkak alternatifi olmalı." Şeref Başkan ilk konuşmasında bunları söylemişti. Doğru mu söyledi, elbette ki, doğru söyledi. Yalnız bunlar öyle ha deyince olacak işler değil. Bunlar zamanla olacak şeyler. Ayrıca, sadece biz de değil diğer ülkelerde de bu böyle. Taha'nın ve Rıza'nın rakiplerine baktığınızda ne demek istediğimi anlarsınız.

Her yerde ve her kurumda, siyasette ve spor da olduğu gibi göreve gelen yeni başkan kendi yönetimini kurar, kendi kurmuş olduğu ekibiyle çalışmak ister bu hep böyledir, böyle de olmuştur. Bu duruma söyleyecek bir sözüm yok. Ancak, bu görevlendirilmelerde liyakata ne kadar önem veriliyor, ben ona bakarım. Hani az evvel dedik ya; Taha Akgül yaptığı açıklamada, muzdarip olduğu konuları dile getirdi diye. Ne dedi şampiyon, "11 yıldır hem kulübünde hem milli takımda aynı hocasıyla çalıştığını söylüyor." Burada olaya bu olaya iki yerden bakalım. İlk olarak, Taha Akgül hocasını isteyebilir kendince haklıdır. Peki Taha Akgül gibi her sıklet de şampiyon olan her bir sporcumuz da milli takımda kendi hocasını görmek isterse ve o hocalara görev verilirse, o zaman ne olacak. Milli takımda o zaman sporcu kadar hoca da olmuş olur. Doğru mu? İkinci olarak, bu duruma şöyle de bakabiliriz. Aşağı yukarı milli takımımızın %80'i Ankara ASKİ Spor Kulübü sporcularından oluşuyor. Hal böyle iken burada da amaç milli takımımızın başarısı, şanlı bayrağımızın göndere çekilmesi ise opsiyonlu davranabilir miyiz diye de düşünmüyor değilim.

Her iki tarafta olumlu adım atmalı ve yeniden ekip ruhu oluşturulmalı!

Birkaç gün önce Avrupa, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonumuz, milli gururumuz Taha Akgül'ün düğün Cemiyeti vardı. Düğün cemiyetindeki fotoğraflara baktığımızda TGF Başkanı Sayın Şeref Eroğlu'nu resimler de göremedik. Cemiyetlere verdiği önemle bilinen Eski Başkan Sayın Musa Aydın'da düğüne katılanlar arasındaydı. Başkan Eroğlu'nun katılmaması aklımıza şu soruyu getirdi. Ya Taha Akgül'ün yapmış olduğu açıklamalardan dolayı düğüne bilerek katılmamıştı. Ya da Başkan Eroğlu düğüne davet edilmemişti. Ne olursa olsun, aranızda ne yaşanmışsa yaşansın doğrudur, yanlıştır hiç farketmiyor. Söyleyeceklerim kesinlikle yanlış anlaşılmasın ama sen o federasyona bağlı bir sporcuysan, başındaki başkan da senin bağlı bulunduğun federasyonun başkanı ise, nezaket gereği cemiyetine senin tarafından davet edilmeliydi diye düşünüyorum. Bu böyle olsaydı daha güzel olurdu. Hem sana yakışanı yapmış olurdun, hem de bazı kırgınlıklar geride kalırdı.

Doğruya doğru, eğriye eğri diyor isek bunu da söyleyelim o zaman. Dün TGF Başkanı Sayın Şeref Eroğlu bir basın toplantısı düzenledi. Başkan Eroğlu toplantıda, adeta haklı olarak kendi yaptıklarını ve başarılarını söyledi. Fakat başkan kendi başarılarını söylerken, eski federasyon başkanlarını başarısızlıkla suçladı. O zaman geçmişte alınan bu kadar madalya bize nereden geldi diye sormazlar mı adama. Bu ifadeyi kötü bir dil sürçmesi olarak kabul ediyorum. Sayın Eroğlu bu ifadeniz size hiç yakışmadı. Ay yıldızlı mayoyu giyen, bayrağımızı göndere çektireren, şanlı tarihimize adlarını altın harflerle yazdıran şampiyonlarımızın bağlı bulunduğu federasyon başkanının sözlerini söylerken, iki kere düşünmesi gerektiğini vurguluyorum. Yine o toplantı da birçok sporcumuzun isimleri zikredilirken, özellikle de Taha Akgül isminin zikredilmemesini çok manidar buluyorum. Ve son olarak yine TGF'nin resmi sosyal medya hesaplarında sizleri ziyarete gelen herkesi haber değeri taşıdığı gerekçesiyle haber yaptırıp yayınlattığınızı, ama Şampiyonumuz Taha Akgül'ün en önemli günü olan düğün cemiyetinden tek bir kare fotoğraf alıp da yayınlatmadığınızı asla ve asla doğru bulmuyorum.

Kırgınlıklarımızın geride kalması ve Ata sporumuz güreş'in layık olduğu yerlere gelmesi temennisiyle...

Kalın sağlıcakla...

YORUMLAR