Hendek Güncel
HV
16 ŞUBAT Pazartesi 08:29
Advert Advert

“VASIFSIZ DEDİKLERİNİZ, DÜNYAYI TEMİZ TUTAN GERÇEK VASIFLILARDIR!”

Yalçın Kaynak
Yalçın Kaynak
Giriş Tarihi : 18-10-2025 19:05

Kim vasıflı, kim vasıfsız? İş dünyasında vasıflar neye göre, kime göre belirleniyor? Sadece tahsilli olmak, belge sahibi olmak, meslek sahibi olmak mı vasıf sayılıyor? Peki bu vasıfları taşımayanlar neye göre “vasıfsız” ilan ediliyor?

Bana göre, Türkiye’de ve hatta tüm dünyada en vasıflı insanlar, dünyanın büyük bir çoğunluğunun “vasıfsız” olarak gördüğü kişilerdir: Temizlik işçileri.

Belediyelerdeki temizlik işçileri, hastanelerde gece gündüz hijyen sağlayan personeller, okullarımızda çocuklarımızın sağlığı için uğraşan temizlik görevlileri ve evlere temizliğe giden emekçiler…

Bir tık daha ötesine geçiyorum: Ev hanımları. Evinin içindeki her şeyden sorumlu olan, düzeni, hijyeni, yaşam kalitesini sürdüren gerçek kahramanlar…

Bu insanların hepsi, toplumun gözünde “vasıfsız” sayılıyor. Ama düşünün; “temizlik” denince akla ne gelir? Sağlık. Temizlik nedir? Mikroplardan arınmak, korunmak, hijyenik bir yaşam sürmek.

Temizliğin olmadığı yerde ne hastaneler güvenlidir, ne okullar, ne resmi kurumlar, ne de sokaklar. Pandemi döneminde tüm dünya bu gerçeği çıplak gözle gördü. O dönemde “kahraman” ilan edilen sağlık personelleri, gerçekten terinin son damlasına kadar bu unvanı hak etti. Allah hepsinden razı olsun, eksikliklerini göstermesin. Ama o kahramanlık hikâyesi eksik yazıldı.

Pandemi sürecinde, sağlık çalışanlarının fedakârlıkları kadar önemli — belki de onlardan bir adım önde — başka kahramanlar vardı: Temizlik personelleri.

Hastanelerde mikrobun en yoğun olduğu alanlarda — acil servislerde, pansuman odalarında, yoğun bakımlarda, ameliyathanelerde, tuvaletlerde ve koridorlarda — herkes mikroptan kaçarken, onlar virüsün tam ortasına girip her şeyi göze alarak temizlik yaptılar. Birçoğu bu süreçte hastalandı, hayatını riske attı, ama işini bırakmadı.

Hastanelerin dışına çıkalım. Dünyanın tüm şehirlerinde yaşamın devam etmesini sağlayan bir başka kahraman ordusu var: Belediye temizlik işçileri. İnsanların evlerine kapandığı, kendi aile bireylerinden bile uzaklaştığı o karanlık günlerde, onlar sokak sokak gezip çöp topladılar. Biz eldivenle, parmak ucuyla tuttuğumuz çöpleri kapı önüne koyarken; onlar o virüslü poşetleri elleriyle alıp kamyonlara yüklediler.

Yetmedi, şehirleri deterjanlı sularla yıkadılar; caddeleri, kaldırımları, çocuklarımızın yeniden yürüyebileceği hale getirdiler. Okullardaki temizlik personelleri de aynı şekilde, her sabah yüzlerce öğrencinin sağlığı için sessiz bir mücadele verdi. Sınıfları, koridorları, tuvaletleri dezenfekte ettiler. Bir çocuğun hastalanmaması için, sabahın ilk ışıklarından akşamın geç saatlerine kadar çalıştılar. Onlar olmasa okullar kapanır, eğitim dururdu.

Ben bir emekli belediyeci olarak söylüyorum: Bu insanların emeğine yıllarca yakından şahit oldum. Ve ne yazık ki, yıl sonu maaş ayarlamalarında bu kahramanlara yapılan muamele “vasıfsız eleman” muamelesiydi. Bu büyük bir haksızlıktır.

İş kollarında “vasıf kriterleri” belirlenirken sadece tahsil durumuna, mesleki bilgiye göre değil; insani şartlar, çalışma ortamı, risk oranı ve toplumsal katkı da dikkate alınmalıdır. Kimsenin yapmaya cesaret edemediği, herkesin kaçtığı bir işi yapan bu insanlara bir “vasıf” ismi bulunmalı. Ve yaptıkları bu kutsal işin karşılığı, pek çok iş kolunun üzerinde olmalıdır.

Unutmayın: Günün sekiz-on saatini insanların kirlettiği ortamları temizlemekle geçiren bu kahramanlar, en az sağlık personelleri, profesörler, amirler, memurlar kadar — hatta çoğundan daha fazla — vasıflıdır.

Gerçek temizlik onların elindedir. Ve aslında tertemiz olan onlardır; kirli olan bizleriz. Bunu pandemi bize apaçık gösterdi. Bir ay boyunca bu kahramanlar ellerini çekselerdi, emin olun hastanelerde, okullarda, belediyelerde kendi mikrobumuzda boğulup giderdik.

Son söz: Temizlik işçisi, okul görevlisi, hastane personeli, ev hanımı… Hepsi insanlığın görünmeyen kahramanlarıdır. Onlara “vasıfsız” demek, aslında insanlığın kendi ayıbını itiraf etmektir.

Saygılarımla...

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI "KIRKPINAR KİMSENİN MÜLKÜ DEĞİLDİR: NE PEHLİVANA KOTA KOYULUR NE SEYİRCİYE KAPI KAPATILIR!" "HALKIN İÇİNDE OLMADAN HALK ANLAŞILAMAZ!" Bir Adım Geri Çekil Vekil Ali: "Bırak İzini Silemesinler!" "Bir Kaymakam Geldi, Makam Halkın Kapısı Oldu!" "YÜREKLİ BİR VEKİL ARANIYOR" NE OLUYOR BU ÜLKEDE? "Emekli Bir Belediye Çalışanının Duygu ve Düşünceleri ve de Basına Çağrısı" "Rakamlarla Değil, Küskün İnsanlarla Kaybedilen Seçimler!" BELEDİYECİ ARKADAŞLAR… HENDEK’TE SEÇİM KAZANMANIN ŞİFRESİ: "BORÇSUZ BELEDİYE Mİ, ADALETLİ BELEDİYE Mİ?" "HALKIN HAZIRLADIĞI PASTA HALKA UZAK SOFRA!" Halkın cüzdanı boş, magazinin gündemi dolu! "Sırrı Sakık…" SİYASETİN SESSİZ ÇÖKÜŞÜ! "KOLTUK SEVDASININ KÖR ETTİKLERİNE…" Mevzu Koltuk Olunca: Cumhur–Millet İttifakı Oluştu, Fizik Kuralları Çöktü! “Beş Yıl Sessiz Kalanların Bugün Kahraman Rolü Kesmesi: Bir Hendek Masalı” "Kudret Holat: Bir Muhtardan Çok Daha Fazlası!" İTİBAR SUİKASTİNE GEÇİT YOK: "BİLAL SOYKAN’IN YANINDAYIM!" “Koltuk mu Adamı Değiştiriyor, Yoksa Koltuğa Oturmak İçin Her Yolu Mubah Sayanlar mı Kendini Ele Veriyor?” Emekliye Asgari Ücretliye Çifte Standart Yeter! NEDEN BİZDE HEP VAAT SİYASETİ KAZANIR? Üç Ali’nin Yarışı: Kim Gerçekten Hendek’le Yürüyor? HENDEK’İN MENFAATİ KİŞİSEL HESAPLARIN ÜSTÜNDEDİR! Hendek’te Cumhur İttifakı’nın Adayı BBP mi Oluyor? HENDEK SİYASETİNDE “AKIL TUTULMASI” VE GÖLGE OYUNLARI! Siyasilerin En Büyük Düşmanı Kendi İçlerindedir! HENDEK’TE SEÇİMLERİN KADERİNİ HENDEK BELEDİYESİ PERSONELİ BELİRLER! Hendek’te Fısıltı Gazetesi Yeniden Sahada! HENDEK'TE YİNE BALIN PEŞİNDE KANATLI KARINCALAR! SABIR TAŞI GİBİ DURMUŞSUN BE! PÜSKÜLLÜ BAŞKAN! Hendek Belediyesi CHP’nin mi olacak? Tavanda İttifak, Tabanda İhtilaf: Siyasetin mide bulandırıcı Çelişkisi Hendek’te Koltuk Kapmaca: Siyasetin Ahlaki İflası Yaraya Neşter Vuran Bir Yiğit Çıktı! Altının Kıymetini Sarraf Bildi Başpehlivanlar Kendini Neden Saklar? Lig Güreşleri Kırkpınar’ın Önüne Geçmemeli Vekilden Daha Dokunulmaz Devlet Memuru Yedek Ali, Önce Kendi Kusurlarına Bak Lig mi Kırkpınar mı? Ağalık mı İş Adamlığı mı? İyiler Çok Yorulur! Geride yaşadığınız ve yaşattıklarınız kalacak! Kökünüz sağlam değilse, yukarıda sağlam da değilsiniz! İnsanlar insanların önünde secde ettiği için, dünya insanlara zindan oldu! Adamın birinin etrafını sırtlanlar sarmış! Kainatta başlayan ilk günah kibirdir! Helâlin hesabı, haramın azabı var! Federasyon taze kana ihtiyaç duymadı! Bal tutan parmağını yalar misali! Sana bir dost nasihatı! Her şey gelip geçici, hiçbir şey kalıcı değil! Biri kazandı, Hendek kaybetti! ARTTIRDIKÇA AZALIYOR İNSAN! SÖZÜM FEDERASYON BAŞKANLARINA! Şampiyon Taha Akgül TGF Başkan Adayı Sporda "Doping" olmalı! İki büyük efsane Süslü püslü, yalan dolan sözler insanlara hoş geliyor! HER SALTANATIN BİR SONU VARDIR! Tüm Ali Gürbüz Sosyal Medya Sayfalarına acizane bir tavsiyem var! İnsanın gözü doymadığı sürece, hiçbir şeyden doymaz! Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner! Türk yağlı güreşinin geldiği nokta! SEN KİMSİN? BEN KİMİM! Şimdilik meydan sizin! Değerli güreş severlere açıklamamdır! Yanlış yaptın Ali! Tüm güreş camiasına sesleniyorum! PEHLİVANLAR, BU RESME İYİ BAKIN! Gel dedik İdris Ağam gel! Neredesin İdris Ağam? Beni seven böyle sevsin! Yine Ali hedefte! Herkes konuşuyor, ben ise soruyorum! Dualı çayırlardan, beddualı çayırlara! Eğer, bu yazıyı okuyorsan hala vaktin var! Söylesem söz, söylemesem köz oluyor! Hangisi daha kaliteli: Lig Güreşleri mi? Yerel Güreşler mi? Cihan Şampiyonu Mahmut Demir! "Zahmetsiz rahmet olmaz" sözünü perçinler adeta koçyiğit! Ne Rıza, Ne de Ali! Hakkını helâl et Ali! Kırkpınar'a ramak kala, 7-8 gün kala Kırkpınar öncesinde yaşananlar! Devletin zirvesi değişmedi, sen niye değiştin? Iğdırlı Hasan Pehlivan! Nihayet beklediğimiz, yıllardır dert edindiğimiz karar alındı! Zahmetsiz rahmet aramayın! HAYRET EDİYORUM, AKLIM ALMIYOR! Devlete açık mektup! Yörük Ali Destanı Tebrikler Ali! Tarihine düşman sözde gazeteciler türedi İstifa! Neden? Makam sahibi ve para babaları önünde boyun eğenler var? Cazgır kimdir? Her yöneticinin birçok yalakası vardır! Kim mağdur? YA O KOL KOPACAK, YA DA O ÇARK DURACAK! NİYET OKUYUCULAR! Örümcek Adam! Yaralı Aslan Cengizhan! Konya Beyşehir'den kükredi bir koçyiğit! Maskeli Beşler Hendek'te! BESLE KARGAYI OYSUN GÖZÜNÜ! O BİR SARI FIRTINA! Toroslara mı çıktın Ali? Baba ben pehlivan olacağım! Ne anlar Hikmet hoca güreşten! Onlara rağmen kaybedeceksiniz! Ne olmak, ne olmamak gerek? Arkamdan atıp tutan, makam yalakalarına bir çift sözüm var! Vekillere mektup var! Hain kim? Merak ediyorum ve soruyorum! Büyük Birlik olmasa, Hendek'in hali ne olurdu? SİYASİ PARTİLERDE BOZUK FERMUAR İTTİFAKI TÜRK GÜREŞİNE ŞEREF GELDİ, ŞEREF VERDİ MİNDERDE PEŞREV ÇEKEN TÜRK Ne yaptın sen Mustafa? Yakışır Karapürçek'e Türkiye'nin gözü, kulağı Sakarya'da. Sakarya'nın siyasileri, hamileri, abileri, nerede? Siz şu Atasözünü duydunuz mu hiç? Sakın kaybetmeyin Ahmet Kavakçı'yı Denizli; sahip çık yiğidine, sahip çık Raşit'ine KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ? İçimden geldi okumasanız da ben yazayım! Sözüm güreş camiasına Minder mayosuz olmaz da, er meydanı kispetsiz olur mu? Mehmet Keçe Atak Usta İrfan Şahin Usta Necati Başar Aday Adayı Yanlış Yer, Yanlış Zaman Başpehlivanlar Şapkalı amca sen haklısın, İsmail Pehlivan sen de haklısın Kim bu er meydanındaki güzel? Pehlivana sen gel, sen gelme denilirmiş! Ne umduk ne bulduk Ters köşe yaptın sen beni başkan! Şampiyon burada Hendek'li nerede? Orada bir usta var çok uzakta Dualı Çayırdaki purolu monşerler kim? Cemil'e imkânsız de! İki Şehir Arasında Araftayım Pehlivan! Geliyor gelmekte olan SEN GEL, SEN GELME PEHLİVAN Kim ustadır, kim değil Derler, derler her şey derler Sözüm kim'e? Sizce kim haklı? KEMER KİMİN? KİM BU DEMİR ADAM KARA YILAN OSMAN AYNUR GÖLCÜK'LÜ YILDIRAY PEHLİVAN Gölcük'lü Nedim Pehlivan Altı yapısı olmayanın, üst yapısı sağlam da değildir Yeşil Pehlivan O bir koca yörük Yine Samsun ve yine bir yiğit KOCA USTA GAZANFER KAHVECİ Faruk Akkoyun Pehlivan Onlar Ailecek Pehlivan: Anne, Baba, Oğul Pehlivan Yağlı güreş ve usta Bir ol da gel Er Meydanlarından Deprem Meydanlarına Dev Adam Ertuğrul Pehlivan Yatağı Samsun (Fatih Atlı) Çay Ocağından Er Meydanlarına Bizde Yiğitler Bitmez: "Sarı Dev, Karamürsel'li Boşnak Hüseyin" Yağlı Güreş ve Askerlik Bir yiğitten daha ne beklenir ki... Dün Mustafa Bük'tü, Bugün Recep Kara! O KENDİNİ BİLİYOR Feda-Kâr Vefa-Kâr KİM BU KILICI TUTAN EL? Er Meydanlarımızı Pehlivansız Bırakma Başkanım Olmadı Yiğitler, Olmadı Başpehlivanlar DELİ HİKMET Kispet olursa, kısmet de olur! İsa'yı ararken, Musa'dan mı olduk! Yirmisinde Genç Aslan, Kırkbeşinde Yorgun Aslan! KAYBETTİK! Birçok suçlu var, bir de suçsuz var, kim suçlu, kim suçsuz! DERDİMİZ BAĞCIYI DÖVMEK DEĞİL YAĞLI GÜREŞ VE BUKALEMUN CÖMERTLİK SADECE PARA İLE Mİ? GÜÇ İLE Mİ? MAKAM İLE Mİ? OLUR Kitabın ortasından konuşmaya devam edeceğiz Yoruldun be Ali! Feda "Kâr" Teşvik Mi, Taktik Mi, Takip Mi, Tahrik Mi? Kırkpınar Arefesi Çok Oldu, Çok Oldukça Yok Oldu Tarihe Paha Biçilemez Koca Usta Seni Hiçbir Zaman Unutmayacağız UMUTLUYUZ Güçlünün Adaleti mi? Güçsüzün Adaleti mi? KAPILARIMIZDAN... Sağlıklı, mutlu, huzurlu bayramlar... NEFES ALIP VERDİĞİNİZ HER GÜN ANNELER GÜNÜNÜZ OLSUN... ÖZLEDİK... Başpehlivanlık mı? Boşpehlivanlık mı? Vakti geldiğinde konuşacağız